21 Şubat 2015 Cumartesi

ÇOMÜ'de Bilgisayar Mühendisliği Okumak

Geçtiğimiz yaz haziran sonunda lisans dönemimi tamamlamış oldum. 4 yıl süren dolu, heyecanlı bir üniversite hayatı oldu.

İlk sene her yeni gelen gibi şehir efsaneleri duydum, okulu bitirebilecek miyim, acaba doğru bir bölümde miyim gibi her arkadaşımda olan hislere kapıldım. Daha önceden bilgisayar bilimlerine yakınlığım yoktu, soyut konuları sevdiğim için bu bölümü seçtim. Zaten güzel ülkemde öğrencilerin nasıl bölüm seçtikleri kendi başına ayrı bir konu, ona şimdi burada değinmeyeceğim :).

1. sınıftayken Necdet hoca bize derste öğrencilerinden bahsederdi, bana da hep Necdet hocayla çalışmak uzak bir hayal gibi gelirdi, hayal dememin nedeni kendimi yetersiz görmem, o kadar yetenekli değilim, zeki değilim, ben düz lise çıkışlıyım (ne alakaysa :)) gibi .. şuan çoğu öğrencide malesef olan hisler.

Bir gün ÇoMaK ekibi alt sınıflara sunum yapacaktı, ben bu sunumu son anda öğrendim. Ondan birkaç hafta önce etkinliklere katılmalıyım, araştırma yapmalıyım gibi düşünceler aklımda oluşmaya başlamıştı. Bu sunum tam bunun üzerine denk gelmişti. O gün sunuma dinlemek için katıldım ve aynı gün Necdet hocanın ekibi arasına katıldığım gün oldu. Zaten etkinliğe katıldığın zaman böyle katılacaksın :P.

Bilgi işlem o zamanlar çok kalabalıktı, ben de pek küçüktüm ;). O zaman etrafımda Gsoc'a alınmış birçok insan vardı, bu benim üzerimdeki heyecanı daha çok artıran bir etkendi. 1. sınıftayken İngilizce'min ne kadar yetersiz olduğunu hatta hiç olmadığını fark ettim. 1'in yazından beri kurslara gidiyorum, neredeyse 3. sınıfa kadar da evde kendim kelime ezberleyerek geçirdim. 20 yaşına gelmiş bir insan olarak İngilizce iki kelimeyi bir araya getirememek gerçekten pek utandığım bir durumdu. Neyse o sorunlar da zamanla azaldı. Hatta 3. sınıfta yaptığım konuşma pratikleri 4. sınıfın sonunda Google'a iş görüşmesi için İrlanda'ya kadar gitmemi sağladı.

Öğrenciyken mezun olabilir miyim düşüncesi yerini notları sınıfta en yüksek olan öğrencilerden biri olmaya bıraktı. 3. sınıfın sonlarına kadar mezun olunca nasıl iş bulacağım düşüncesiyle kendimi geliştirme çabalarım ise yurt dışına burs alarak gitmeyi nasıl sağlayabilirim çalışmalarına döndü :).

Öğrenciyken bilgisayar bilimleri hakkında birçok farklı alanda çalıştım. Hepsinde tam bir çalışma ve birçok derin özelliğini öğrenme kadar ilerlemesem de hangi alanlarda çalışabileceğimi gördüm ve birçoğunda uygulama geliştirdim. Masaüstü uygulamaları, web uygulaması, sunucu tarafında çalışacak yazılımlar, sunucu yönetimi ve sistem yöneticilerinin kullandıkları teknolojiler, kavramlar gibi şeylere baktım. Android cihazlara uygulama yazmaya da baktım ancak pek fazla ilgimi çekmedi.

3'teyken OPW için Gnome'a katkı verdim ve o süreçte ilk kez yabancı biriyle uzaktan çalışıyordum. 3'teyken Ruby & Gtk  kullanmam, Ruby'nin eksik gördüğüm yanları nedeniyle bana listelerde soru sorma alışkanlığı kazandırdı. Aynı zamanda liste takip etme alışkanlığını da. Listeleri takip etmek insana gerçekten çok şey kazandırıyor ve üstelik takip ederken çok az vakit harcamış oluyorum.

4. sınıfta Linux çekirdeği üzerinde çalışmaya başladım ve şimdi Gnome OPW, Linux Kernel'da staj yapıyorum.

Öğrenciliğim sürecinde Necdet hocayla çalıştım, yanlış yaptığım şeylerin doğrusunu ve bunun dünya genelinde nasıl olduğunu öğrendim. Bilmediğim birçok şeyden haberdar oldum ve daha sonra hiç bilmediğim başka şeylerden nasıl haberdar olabiliceğimi öğrendim (listeleri, blogları takip etme alışkanlığıyla). Kullanıcı dostu uygulama yazmak, belgelemek, standartlara uymak ve araştırmayı öğrendim.

4 yıl benim için yoğun geçti ve bu süreci kendimi geliştirmek için bir fırsat olarak gördüm. Bir süre çok hata yapıyorum, yapamıyorum gibi düşüncelere kapıldım hatta bir ara bilgi işlemden ayrıldım, sonra geri geldim ;). Çok renkli bir öğrencilik hayatım vardı :).

Necdet hocayla birlikte çalışmak çalışma enerjimi korumamı sağladı, kendisi hep enerjisine hayran olduğum bir insan.

Ben birçok konuda normalin üzerinde heyecana sahip olan bir insanım, bir zamanlar bu kadar heyecanlı olmayı iyi bir şey gibi görmezken daha sonradan fark ettim ki bu aslında çok güzel bir şey. Şimdi öğrencilik günlerime baktığımda (sanırsın on yıl önce mezun olmuş) bu heyecanlı günlerimi ve Necdet hocanın bu konuda yaptığı şakaları hatırlıyorum :). Necdet hoca öğrenciyken birlikte çalışmayı çok sevdiğim bir arkadaşımdı.

Aslında Çomü'de her şey bu anlattığım kadar pürüzsüz değil malesef. Benim gördüğüm hocaların büyük bir kısmında her geçen sene ders anlatma isteğinde azalma, aynı şekilde öğrencilerde de dinleme isteğinde bir azalma var. Sorun hiçbir şekilde dersin slaytlardan işlenmesi değil. Hayvan derisine yazarak işleyecek değiliz elbette. Sorun, dersin sadece slayt okunarak işlenmesi, o slaytları çıkıp ben de okuyabilirim. Akademisyen olmaya gerek var mı bunun için? En çok anlam veremediğim ise derste sorduğumuz sorulara tatmin edici bir cevap alamıyor olmak ya da geçiştirici cevaplar almak.

Uzun yıllar boyunca anlayamadığım bir konuda okulda büyük bir çoğunluğun birbirine suç atıyor olması. Pek az insan acaba öğrenciliğimi/öğretmenliğimi düzgün yapıyor muyum dedi. Genelde büyük çoğunluk suçu başkalarında buldu. Elbette ki mesele haklı haksız bulmak değil ama ortada öğrencinin kendini geliştiremiyor olması gibi bir problem var ve bu durum karşısında hocalara hiçbir şey olmuyor. İstediğin kadar tartış, şikayet et. Olan yine öğrencilere oluyor ve mesleğini sevmeden yapan nesiller yetişiyor. Evet, öğrenciler kendilerini yetiştirmek için bir şeyler yapmalı, internette her kaynak var, çok iyi üniversitelerde anlatılan dersleri internetten de izleyebiliriz. Hocalar her şeyi alıp öğrencinin beynine yerleştirsin de değil beklentim ancak bu yaptıklarının da doğru olmadığı çok açık ortada. 4. sınıfın ilk döneminde, mecburen tamamen ezber anlatan bir hocanın iki dersini birden seçmek zorunda kalmıştık, bu da 2000 slayt yapıyor ve slaytlar tamamen dolu, resim falan çok az var. Olsa da onları da inceleyerek ezberlemek gerekiyor. Bunun dışında zaten zorunlu olan ve ezber içerikli bir dersimiz de vardı. 4'ün ikisinde toplam 6 ders açıldı, ben bunlardan bir tanesini zaten seçemiyordum diğer 40 arkadaşım gibi. Yani bu durumda seçmeli adı altında geriye kalan 5 dersin 5'ini de aldık.

4. sınıfın sonlarına doğru tüm hayat enerjim çekilmiş gibi hissettiğim bir süreç oldu, bir gün çok enerjiğim diyerek derse girdim ve içim şişti diyerek dersten çıktım. Aslında içi çabuk şişen bir insan da değilimdir ama ..

Neyse ki dört sene bitti. Lisans deneyimimden sonra hep bahsetmek istediğim yukarıda şikayet ettiğim durumlar değil, onları belki birileri bir şeyleri değiştirir ümidiyle yazdım. Şimdi hatırladıklarım, kendime ne kadar çok şey kattığım, deneyimler, güzel çalışma ve bazen yaptığım gezme günleri :).

7 yorum:

  1. özel sektörde çalışma hakkında ne düşünüyosunuz 3ç sınıfım ve iş bulma konusunda bi korkum yok ama çalışma ortamlarına dair bi korkum var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özel sektörde çalışmak konusunda yeterince deneyimim yok henüz ancak çalışma ortamlarının korkulu olacağını pek sanmıyorum :)

      Sil
  2. Ne güzel yav..

    Lisede böyle işlerle uğraşmak(özellikle lisenin başındaki benim gibi bir 9. sınıf için =) ) nedense zor geliyor insana. Çevrende bu olaylardan haberdar hiçbir yaşıtın ya da tanıdığın yok.. Düzeyini gösterebileceğin bir etkinlik yok..

    Üniversitede ben ne yapacağım hayalleriyle okudum :)

    YanıtlaSil
  3. Sondan dördüncü paragrafın ikinci kelimesi doğru yazılmamış. Bu arada iyi bir yazı olmuş, tebrikler.

    YanıtlaSil
  4. Yazdığınız konu eğitim sistemimizde iyileşmeyen bir yara. ben 25 sene önce üniversiteyi bitirdiğimde bu sorunum aynısıydı. Değişen tek şey teknoloji. Alçakların başında olduğu bir sistemde hiçbir değişme göremeyeceğiz. Bunlarla bir araya gelip ortak olarak mücadele edebilirsek başarılı olabiliriz. Batıda ve doğuda bizim dışımızda bütün dünya bilim ve teknolojide patlama yaşarken bizim yerimizde saymamızın tek nedeni var. Eğitim veren insanların son derece kalitesiz ve yetersizlikleri ve yapıştıkları koltuklarından ancak öldükten sonra kalkmaları. Bu alçaklığa son vermek için fedailere ihtiyacımız var.

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,
    Haziran/2016 sonunda ÇOMÜ/Bilgisayar Mühendisliğinde Yüksek Lisans yapmayı düşünüyorum.Hocalar hakkında biraz bahseder misiniz?
    Kim ne çalışır? Ne ile uğraşır misalinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunu e-posta yolu ile konuşmak daha iyi olur :). ebru.akagunduz@gmail.com

      Sil